Adam işten eve erken gelir ve
içeri girdiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyar.. hemen odaya dalar ve
karısını yatakta ter içinde ve çırılçıplak bulur:
"Neler oluyor???"diye sorar..
Kadın cılız bir sesle "kocacığım kalp krizi geçiriyorum" diye
mırıldanır..
Adam hemen salona koşup ambulans cağıracağı sırada 4 yaşındaki oğlu koşa koşa
gelir ve
"Babaaaaaa!!! Mick amcam sizin gardropta saklanıyor ve çıplaaaaaak!!!!" diye
bağırır..
Adam bunu duyunca hırsla telefonu fırlattığı gibi odaya koşar, gardrobun kapısını
açar ve erkek kardeşi hakkaten de çıplak vaziyette oradadır..Bunun üzerine adam
hışımla bağırır:
"SENİ KALINKAFALI!!! BENİM KARIM IÇERDE KALP KRİZİ GEÇİRİYOR, SEN ETRAFTA
ÇIPLAK DOLAŞARAK KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUĞU KORKUTMA PESİNDESİN!!" |
Bir gün Türk ,Alman ve Amerikan
başkanları buluşmuş o anda da oraya bir cin gelmiş. Alman cine sormuş:
Almanya ne zaman lider ülke olacak demiş.
Cin 20 yıl sonra demiş Alman ağlamaya başlamış ben göremiycem diye.
Amerikan başkan sormuş cin 10 yıl sonra demiş. Bu sefer Amerikan başkan ağlamaya
başlamış ben göremiycem diye.
Sıra Türk'e gelmiş o da sormuş Türkiye ne zaman lider ülke olacak diye.
Bu sefer cin ağlamaya başlamış ben göremiycem diye. |
Karı koca 100 km hızla
gidiyorlarmış. Arabayı adam kullanıyormuş ve karısı birden
"Hayatım" demiş... "Seninle 15 yıl boyunca güzel bir beraberlik
yaşadık. Ama ben artık boşanmak istiyorum."
Adam sesini çıkarmamış ama hızı 110 'a çıkarmış.
Karısı " Neden diye soracağını biliyorum.. Bunu nasıl söyleyeceğimi
bilemiyorum ama arkadaşın Joe ile birlikte birkaç aydır beraber oluyoruz... Ve
üzgünüm ama yatakta o senden daha iyi.."
Adam yine ses çıkarmadan hızı 120' ye çıkarmış.
Kadın devam etmiş.." Evi ben istiyorum " Artık 130'la gidiyorlarmış...
Kadın "Ayrıca..." demiş.. " Bütün çeklerini , kredi kartlarını,
arabayı da istiyorum.."
Ve adam hızı 140'a çıkarmış.. Hala sesini çıkarmadan..
Kadın sormuş: Hiçbirşey söylemeyecek misin? Sen hiçbir sey istemiyor musun?
Adam 160' a çıkmış ve cevaplamış:
" Hayır ..Ben ihtiyacım olan herşeye sahibim.. "
Karısı şaşırmış.." Öyle mi? Nedir o??"
Ve araba karşıdaki duvara saatte 160 kilometre hızla çarpmadan once adam cevap
vermiş:
" Airbag bende! ..." |
Genç kız genç
aşığına telefon açmış :
-Jean, demiş, seni çok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamıyorum.Ne olur bu hafta sonu
bize yemeğe gel.Seni annem babamla tanıştırayım.Sonra benim odamda ders çalışıyor
gibi yapar doya doya sevişiriz...
Jean ömründe hiçbir kızla sevişmemis, toy bir delikanlı.
Bir eczaneye gitmiş.Babacan eczacıya :
-Bu hafta sonu önce bir aile yemeği , peşinden ateşli bir aşk yaşayacagım, demiş,
o yüzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum....
Babacan eczacı kutuları vermiş, oğlanın sırtını sıvazlayıp yolcu etmiş.
Jean hafta sonunda bir büyük buket çiçekle Françoise'nın kapısını çalmış
Genç kız kapıyı açmış.Jean'ı doğrudan yemege almış.
Delikanlı çok mahçup biçimde masaya oturmuş. Kızın ana babasının yüzüne şöyle
bir baktıktan sonra başını önüne eğmiş. Başlamış dua etmeye. Ancak dua bir
türlü bitmiyor. Françoise sonunda dayanamamış, fısıltıyla : -Ben senin bu kadar
dindar olduğunu hiç bilmiyordum Jean, demiş...
Jean adeta inlemiş : -Ben de babanın eczacı oldugunu bilmiyordum... |
Üç adam ölür ve
cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar,
"Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu
?"
Adam yanıtlar, "Evet, asla bir başka kadına bakmadım."
Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun ? O senindir. Cennetteyken
kullanabilirsin."
Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır,
"Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu
yuvamızı kurtardık."
Bunun üzerine sorgu meleği, "Suradaki Mercedes'i görüyor musun ? Cennetteyken onu
kullanacaksın." der ve üçüncü adama da sorar,
"Karını hiç aldattın mı ?" Adam yutkunur ve şöyle der,
"itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım,
birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm."
Sorgu meleği, "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski
vosvos'u görüyor musun ? cennette onu kullanacaksın."
Bunun üzerine üç adam vedalaşır arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler.
Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci
adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde,
etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturdu? Bunu görürler ve
şaşırırlar.
"Heyy ! ne oldu sana ?" der ikinci adam,
"Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin
??"
"Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri, "Aaaa ! ne kadar
güzel ! peki derdin nedir ?" diye sorarlar.
Adam içini çekerek konusur, "Kaykay'la dolaşıyordu !" |
Amerikalılar yeni bir
uçak geliştirmişler. Ve bu uçağı denemek icin
Arabistan'a götürürler. Bir arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap
pilotu uçağı kullanırken 4 motordan biri patlar. Göstergelerde "Don't panic.This
is American technology" yazısı görülür. Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor
daha patlar ve göstergede aynı yazı görülür. Biraz sonra iki motor aynı anda patlar
ve hiç motor kalmayınca arap pilot panikler. Tam bu esnada göstergelerde "Don't
panic.This is American technology" yazısı görülür ve uçak kendi kendine rahat
bir şekilde yere iner. Araplar şaşırır ve kendileride böyle bir uçak yapmaya karar
verirler.Yaptıkları uçağı Amerikalılara denetmek için bir Amerikan pilotunu uçağa
bindirirler. Uçak kalktıktan birkaç dakika sonra bir motor patlar. Gostergelerde
"Don't panic.This is Arabic technology" yazısı görülür. Birkaç dakika
sonra 2. Motorun patlamasıyla aynı yazı göstergede görününce pilot "Ulan bizim
uçağın aynısını taklit etmişler. Ne taklitçi adam yav bunlar" dedikten sonra
kalan 2 motorda patlayınca uçağın kendiliğinden yere ineceğini düsünen pilot
gostergede şu yazıyı görür. "Don't panic.This is Arabic technology. Please
repead after me; Eshedu enla ilahe illallah, ve eshedu..." |
İşyerine geç gelen
sekreter kıza arkadaşı sordu:
- Kızım nerede kaldın?
- N'olmuş?
- Patron, deminden beri seni sordu. Nasıl idare edeceğimi bilemedim. Kız, kayıtsız
bir tavırla
'E ben ne yapayım canım' dedi:
- Beni takip eden o yakışıklı adam, o kadar yavaş yürüyordu ki!.. |
Doktor Temel, Cemal'in
karısını muayene etmiş,
- Karın ya bunuyor ya da Aids.
- Nasıl anlayacağız?..
- Ankara'ya götür bırak, kendi kendine dönecek olursa onunla yataga girme. |
Temel otobanda Anadol
marka arabasıyla gidiyordu. Aksilik bu ya, arabanın arızalanacağı tuttu. Çaresiz,
emniyet şeridine geçti ve beklemeye başladı. Uzun bir bekleyişten sonra, bir araba
gürültüyle hemen yanında durdu. Son model bir Ferrari'ydi bu. Direksiyonda son derece
şık, kara gözlüklü, saçları jöleli, kısacası varlıklı olduğu her halinden
belli olan bir adam hafifçe eğilerek seslendi:
"Hemşerim!.. İstersen seni yedeğe alıp, otobanın sonuna kadar çekeyim."
Temel çaresizdi, kabul etti. Bağlantıları ve son kontrolleri de yaptıktan sonra
Ferrari'nin sürücüsü:
"Arkadaş bak!.." dedi ve devam etti: "Bende hız hastalığı vardır.
Eğer dalgınlıkla hızlanırsam, sen arkadan selektör yaparsın. Ben de yavaşlarım.
Tamam mı?.."
Temel "Peki.." dedi ve yola çıktılar.
Önde Ferrari ve arkasında Anadol, bir süre sakince yol aldılar. Ama, bir süre sonra
Temel adamın neden bahsettiğini anladı. Önce 60 kilometre, sonra 80... Yetmedi,
Ferrari'nin hızı 140 kilometreyi buldu. Bir süre sonra 160'a dayandı. Anadol eski bir
arabaydı üstelik. Direksiyon zangırdamaya, motordan boğuk sesler gelmeye başlayınca,
Temel selektör yapmaya başladı. Ferrari yavaşladı. Uzunca bir süre sakin sakin yol
aldılar. İşte bu sırada son model bir Mercedes Anadol'un yanından müthiş bir hızla
sıyrıldı ve Ferrari'ye yanaştı. Mercedes'in direksoyununda da kapkara gözlüklü bir
genç vardı. Kafasını uzattı ve Ferrari sürücüsüne seslendi:
"Kapışalım mı?.. 140 kilometre ilerideki benzinciye son varan, ilk gelenin
deposunu doldurur."
Ferrari sürücüsü: "Okey.." dedi ve ekledi: "Paraları hazırla
bakalım."
Yarış başlamıştı. Ferrari'nin arkasında Anadol bağlıydı. Araçların hızları
bir anda 180 kilometreyi bulmuştu. Çok geçmeden ibreler 200'ü aştı 230'a dayandı.
Tam bu sırada helikopter ile otoban üzerinde denetleme devriyesi görevini yapmakta olan
Dursun, durumu farketti ve telsizi kaptığı gibi şu mesajı geçti:
"Alo... Alo.. Uçan Hamsi'den tüm ekiplere!.. Şu anda otoyol üzerinde seyirhalinde
olan üç araba trafik emniyetini bozacak şekilde hız yapiii... Arabaları tarif
ediyorum. Ferrari, Mercedes, Anadol... Ferrari ile Mercedes kapışii... Arkadan Anadol
yol isteyiii... |
"Doktor, ne olur bana yardım edin?.."
"Neyiniz var?"
"Bir aydır her gece aynı korkunç rüyayı görüyorum. Yatağıma uzanmışım ve
bir anda 5 tane kadın üstüme saldırıyorlar, üstümdekileri parçalıyorlar!"
"Peki siz ne yapıyorsunuz o anda!"
"Onları itiyorum!"
"Anlıyorum. Peki ben nasıl yardımcı olabilirim?"
"Kollarımı kırın!!" |
|