fikra.GIF (8165 bytes)

Anasayfa | Sohbet |Anasayfam yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Fıkra 1 Fıkra 2 Fıkra 3 Fıkra 4 Fıkra 5 Fıkra 6 Fıkra 7 Fıkra 8 Fıkra 9 Fıkra 10
Fıkra 11 Fıkra 12 Fıkra 13 Fıkra 14 Fıkra 15 Fıkra 16 Fıkra 17 Fıkra 18 Fıkra 19 Fıkra 20

Adam işten eve erken gelir ve içeri girdiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyar.. hemen odaya dalar ve karısını yatakta ter içinde ve çırılçıplak bulur:
"Neler oluyor???"diye sorar..
Kadın cılız bir sesle "kocacığım kalp krizi geçiriyorum" diye mırıldanır..
Adam hemen salona koşup ambulans cağıracağı sırada 4 yaşındaki oğlu koşa koşa gelir ve
"Babaaaaaa!!! Mick amcam sizin gardropta saklanıyor ve çıplaaaaaak!!!!" diye bağırır..
Adam bunu duyunca hırsla telefonu fırlattığı gibi odaya koşar, gardrobun kapısını açar ve erkek kardeşi hakkaten de çıplak vaziyette oradadır..Bunun üzerine adam hışımla bağırır:
"SENİ KALINKAFALI!!! BENİM KARIM IÇERDE KALP KRİZİ GEÇİRİYOR, SEN ETRAFTA ÇIPLAK DOLAŞARAK KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUĞU KORKUTMA PESİNDESİN!!"

Bir gün Türk ,Alman ve Amerikan başkanları buluşmuş o anda da oraya bir cin gelmiş. Alman cine sormuş:
Almanya ne zaman lider ülke olacak demiş.
Cin 20 yıl sonra demiş Alman ağlamaya başlamış ben göremiycem diye.
Amerikan başkan sormuş cin 10 yıl sonra demiş. Bu sefer Amerikan başkan ağlamaya başlamış ben göremiycem diye.
Sıra Türk'e gelmiş o da sormuş Türkiye ne zaman lider ülke olacak diye.
Bu sefer cin ağlamaya başlamış ben göremiycem diye.
Karı koca 100 km hızla gidiyorlarmış. Arabayı adam kullanıyormuş ve karısı birden
"Hayatım" demiş... "Seninle 15 yıl boyunca güzel bir beraberlik yaşadık. Ama ben artık boşanmak istiyorum."
Adam sesini çıkarmamış ama hızı 110 'a çıkarmış.
Karısı " Neden diye soracağını biliyorum.. Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum ama arkadaşın Joe ile birlikte birkaç aydır beraber oluyoruz... Ve üzgünüm ama yatakta o senden daha iyi.."
Adam yine ses çıkarmadan hızı 120' ye çıkarmış.
Kadın devam etmiş.." Evi ben istiyorum " Artık 130'la gidiyorlarmış... Kadın "Ayrıca..." demiş.. " Bütün çeklerini , kredi kartlarını, arabayı da istiyorum.."
Ve adam hızı 140'a çıkarmış.. Hala sesini çıkarmadan..
Kadın sormuş: Hiçbirşey söylemeyecek misin? Sen hiçbir sey istemiyor musun?
Adam 160' a çıkmış ve cevaplamış:
" Hayır ..Ben ihtiyacım olan herşeye sahibim.. "
Karısı şaşırmış.." Öyle mi? Nedir o??"
Ve araba karşıdaki duvara saatte 160 kilometre hızla çarpmadan once adam cevap vermiş:
" Airbag bende! ..."
Genç kız genç aşığına telefon açmış :
-Jean, demiş, seni çok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamıyorum.Ne olur bu hafta sonu bize yemeğe gel.Seni annem babamla tanıştırayım.Sonra benim odamda ders çalışıyor gibi yapar doya doya sevişiriz...
Jean ömründe hiçbir kızla sevişmemis, toy bir delikanlı.
Bir eczaneye gitmiş.Babacan eczacıya :
-Bu hafta sonu önce bir aile yemeği , peşinden ateşli bir aşk yaşayacagım, demiş, o yüzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum....
Babacan eczacı kutuları vermiş, oğlanın sırtını sıvazlayıp yolcu etmiş.
Jean hafta sonunda bir büyük buket çiçekle Françoise'nın kapısını çalmış
Genç kız kapıyı açmış.Jean'ı doğrudan yemege almış.
Delikanlı çok mahçup biçimde masaya oturmuş. Kızın ana babasının yüzüne şöyle bir baktıktan sonra başını önüne eğmiş. Başlamış dua etmeye. Ancak dua bir türlü bitmiyor. Françoise sonunda dayanamamış, fısıltıyla : -Ben senin bu kadar dindar olduğunu hiç bilmiyordum Jean, demiş...
Jean adeta inlemiş : -Ben de babanın eczacı oldugunu bilmiyordum...
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar,
"Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu ?"
Adam yanıtlar, "Evet, asla bir başka kadına bakmadım."
Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun ? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin."
Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır,
"Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık."
Bunun üzerine sorgu meleği, "Suradaki Mercedes'i görüyor musun ? Cennetteyken onu kullanacaksın." der ve üçüncü adama da sorar,
"Karını hiç aldattın mı ?" Adam yutkunur ve şöyle der,
"itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm."
Sorgu meleği, "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun ? cennette onu kullanacaksın."
Bunun üzerine üç adam vedalaşır arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturdu? Bunu görürler ve şaşırırlar.
"Heyy ! ne oldu sana ?" der ikinci adam,
"Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin ??"
"Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri, "Aaaa ! ne kadar güzel ! peki derdin nedir ?" diye sorarlar.
Adam içini çekerek konusur, "Kaykay'la dolaşıyordu !"
Amerikalılar yeni bir uçak geliştirmişler. Ve bu uçağı denemek icin
Arabistan'a götürürler. Bir arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap pilotu uçağı kullanırken 4 motordan biri patlar. Göstergelerde "Don't panic.This is American technology" yazısı görülür. Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergede aynı yazı görülür. Biraz sonra iki motor aynı anda patlar ve hiç motor kalmayınca arap pilot panikler. Tam bu esnada göstergelerde "Don't panic.This is American technology" yazısı görülür ve uçak kendi kendine rahat bir şekilde yere iner. Araplar şaşırır ve kendileride böyle bir uçak yapmaya karar verirler.Yaptıkları uçağı Amerikalılara denetmek için bir Amerikan pilotunu uçağa bindirirler. Uçak kalktıktan birkaç dakika sonra bir motor patlar. Gostergelerde "Don't panic.This is Arabic technology" yazısı görülür. Birkaç dakika sonra 2. Motorun patlamasıyla aynı yazı göstergede görününce pilot "Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler. Ne taklitçi adam yav bunlar" dedikten sonra kalan 2 motorda patlayınca uçağın kendiliğinden yere ineceğini düsünen pilot gostergede şu yazıyı görür. "Don't panic.This is Arabic technology. Please repead after me; Eshedu enla ilahe illallah, ve eshedu..."
İşyerine geç gelen sekreter kıza arkadaşı sordu:
- Kızım nerede kaldın?
- N'olmuş?
- Patron, deminden beri seni sordu. Nasıl idare edeceğimi bilemedim. Kız, kayıtsız bir tavırla
'E ben ne yapayım canım' dedi:
- Beni takip eden o yakışıklı adam, o kadar yavaş yürüyordu ki!..
Doktor Temel, Cemal'in karısını muayene etmiş,
- Karın ya bunuyor ya da Aids.
- Nasıl anlayacağız?..
- Ankara'ya götür bırak, kendi kendine dönecek olursa onunla yataga girme.
Temel otobanda Anadol marka arabasıyla gidiyordu. Aksilik bu ya, arabanın arızalanacağı tuttu. Çaresiz, emniyet şeridine geçti ve beklemeye başladı. Uzun bir bekleyişten sonra, bir araba gürültüyle hemen yanında durdu. Son model bir Ferrari'ydi bu. Direksiyonda son derece şık, kara gözlüklü, saçları jöleli, kısacası varlıklı olduğu her halinden belli olan bir adam hafifçe eğilerek seslendi:
"Hemşerim!.. İstersen seni yedeğe alıp, otobanın sonuna kadar çekeyim."
Temel çaresizdi, kabul etti. Bağlantıları ve son kontrolleri de yaptıktan sonra Ferrari'nin sürücüsü:
"Arkadaş bak!.." dedi ve devam etti: "Bende hız hastalığı vardır. Eğer dalgınlıkla hızlanırsam, sen arkadan selektör yaparsın. Ben de yavaşlarım. Tamam mı?.."
Temel "Peki.." dedi ve yola çıktılar.
Önde Ferrari ve arkasında Anadol, bir süre sakince yol aldılar. Ama, bir süre sonra Temel adamın neden bahsettiğini anladı. Önce 60 kilometre, sonra 80... Yetmedi, Ferrari'nin hızı 140 kilometreyi buldu. Bir süre sonra 160'a dayandı. Anadol eski bir arabaydı üstelik. Direksiyon zangırdamaya, motordan boğuk sesler gelmeye başlayınca, Temel selektör yapmaya başladı. Ferrari yavaşladı. Uzunca bir süre sakin sakin yol aldılar. İşte bu sırada son model bir Mercedes Anadol'un yanından müthiş bir hızla sıyrıldı ve Ferrari'ye yanaştı. Mercedes'in direksoyununda da kapkara gözlüklü bir genç vardı. Kafasını uzattı ve Ferrari sürücüsüne seslendi:
"Kapışalım mı?.. 140 kilometre ilerideki benzinciye son varan, ilk gelenin deposunu doldurur."
Ferrari sürücüsü: "Okey.." dedi ve ekledi: "Paraları hazırla bakalım."
Yarış başlamıştı. Ferrari'nin arkasında Anadol bağlıydı. Araçların hızları bir anda 180 kilometreyi bulmuştu. Çok geçmeden ibreler 200'ü aştı 230'a dayandı. Tam bu sırada helikopter ile otoban üzerinde denetleme devriyesi görevini yapmakta olan Dursun, durumu farketti ve telsizi kaptığı gibi şu mesajı geçti:
"Alo... Alo.. Uçan Hamsi'den tüm ekiplere!.. Şu anda otoyol üzerinde seyirhalinde olan üç araba trafik emniyetini bozacak şekilde hız yapiii... Arabaları tarif ediyorum. Ferrari, Mercedes, Anadol... Ferrari ile Mercedes kapışii... Arkadan Anadol yol isteyiii...
"Doktor, ne olur bana yardım edin?.."
"Neyiniz var?"
"Bir aydır her gece aynı korkunç rüyayı görüyorum. Yatağıma uzanmışım ve bir anda 5 tane kadın üstüme saldırıyorlar, üstümdekileri parçalıyorlar!"
"Peki siz ne yapıyorsunuz o anda!"
"Onları itiyorum!"
"Anlıyorum. Peki ben nasıl yardımcı olabilirim?"
"Kollarımı kırın!!"

BuraK